Bugun...
ÇİLEKEŞ ANNELER


SABRİ AĞAOĞLU
sagaoglu@mynet.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 30-12-2015 17:25

Ana gibi yar, vatan gibi diyar olmaz. Ata sözü annenin önemini ve değerini çok iyi tanımlamaktadır. Dünyayı diyar diyar gezsek annemiz gibi bizleri bağrına basan, seven ve şefkatle kucaklayan bir başkasını görmemiz mümkün değildir. Hiç bir karşılık beklemeden çocuklarını candan seven ve koruyan tek varlık annelerdir.

Anneler; sabırlıdır, hoşgörülüdür, erdemlidir, iyi niyetlidir, halisanedir, fedakardır, cefakardır ve çilekeştir. Bu güzel özelliklere ancak ve ancak anneler sahiptir.

Annelik; ulvi bir vazife olmakla birlikte, büyük bir mesuliyetin de sahibidirler. Kalpleri ve gönülleri şefkat, merhamet, cesaret ve sevgiyle doludur. Çocuklarını her türlü tehlikelerden korumak için canını ve bedenini siper ederek onları korumaya çalışırlar.

Anneler; oldukça özverilidirler, fedakardırlar ve çilekeştirler. Çile çekmeyi kendilerine kutsal bir görev olarak kabul ederler.

Günümüzdeki anneleri kırk elli yıl önceki annelerle bir mukayese edersek, bugünkü annelerin geçmiş yıllarda yaşayan anneler kadar çile çekmediklerini görüyoruz. Bugünkü yazımda kırk elli yıl önceki annelerin çekmiş oldukları çileleri ve zorlukları yazmaya çalışacağım. Aradaki farkın boyutunu ve niteliğini okuyucularımın ve bugünkü annelerin takdirine bırakıyorum. Kırk elli yıl önce anneler çocukları soğukta üşümesin diye ayaklarına çorap, üstlerine kazak örerlerdi. Çocuklarının beslenmeleri ve ailenin geçimini sağlamak için inek, koyun ve tavuk beslenirdi. Çocuklarına ve diğer aile bireylerine baktıkları gibi, besledikleri hayvanların bakımını da yaparlardı. Oturdukları evin, hayvanların barındıkları ahırın ve ağılın temizliğini de anneler yapardı. Köyün ortak malı olan çeşmeler den kollarıyla ve omuzlarıyla su taşırlardı. Çamaşır ve bulaşıklar makine ile değil de, elle yıkanırdı. Hamur yaparlardı. Ocakta, tandırda, fırında ve sac üzerinde ekmek pişirirlerdi. Ocakta ateş yakılarak günde üç öğün yemek yapılırdı. Hayvanlar sağılırdı. Süt kaynatılırdı. Sabah erkenden kalkıp yayık yayılırdı. Tarlada, bağda ve bahçede çalışan eşine ve çocuklarına yemek yaparak alel acele onlara yetiştirilmeye çalışırlardı. Tarlada çalışan eşine ve çocuklarına yardımcı olurlardı. Kayınvalidenin ve kayınpederin bakım ve hizmetinde bulunurlardı. Bunlar yapıldıktan sonra akşam olunca da çilekeş annelerin işleri yine bitmezdi. Kayınvalidenin , kayınpederin , eşinin ve çocuklarının akşam yemeğini verdikten sonra yatakları serer herkes uykuya daldıktan sonra bende artık uyuyayım demezlerdi. Böyle bir düşünce de asla ve asla akıllarına gelmezdi. Elleri öpülesi çilekeş anneler, gaz lambasının ışığı altında yünlü kazak ve çorap örmeye devam ederlerdi. Geç vakitlere kadar örgü ördükleri için lambada gaz biterdi. Gaz bitince, gaz bitti diye bu kez büyüklerden azar işitirlerdi. Yukarıda belirttiğim gibi, bu çilekeş anneleri, şimdiki annelerle yanı şimdiki hanımlarla mukayese ettiğimizde, gördüğünüz gibi şimdiki annelerin ve hanımların ne kadar rahatlık içerisinde yaşadıklarını kabul buyurursunuz? her halde ! Şimdiki annelerin elinde cep telefonu, televizyon kumandası, kulağında müzik dinleme cihazı, çarşıda pazarda alış veriş yapma, günlere ve gecelere katılma. Eskiden annelerin, eşlerine ve büyüklerine karşı çok farklı bir saygı ve sevgileri vardı. Anneler, eşlerini, çocuklarını, büyüklerini ve yuvalarını kendi öz varlığı olarak kabul ederlerdi. Yaşamlarını bu düşünce üzerinde idame ettirirlerdi. Hakları hiçbir zaman ödenmeyen birer güç abidesi olan annelerimizi sevelim. Onlara karşı asla ve asla saygıda kusur etmeyelim.

Anne başa taç imiş,

Her derde ilaç imiş,

Bir evlat Pirde olsa,

Anneye muhtaç imiş,



Bu yazı 4212 defa okunmuştur.

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI