Bugun...
KEBAN BAĞIMSIZLIĞINI YİTİRİP AK PARTİLİ OLACAK!


M.NAFİZ KOCA ŞEHRENGİZ
 
 

facebook-paylas
Tarih: 10-01-2020 15:58

İki türlü siyaset vardır; biri tabana dayılı yapılan siyaset, diğeri tavana dayalı.

Tabanı dayalı siyasette halkın, tavana dayalı siyasette tepedekinin, yani liderin dediği olur.

Demokrasilerde geçerli akçe tabana dayalı yapılan siyasettir.

Diğeri despotizmdir, liderlik sultasının olduğu siyaset tipidir.

Tabana dayalı siyasette halkın istediği olduğu için halk mutludur.

Tavana dayalı siyasette ise bağnazlık vardır, ben yaptım oldu mantığı vardır ve liderimiz ne demişse o olur sığlığı vardır.

Dolayısıyla tavana bağlı siyasette liderin layık gördüğüne kayıtsız şartsız itaat vardır, onun için de halk mutsuzdur, her şeyden müştekidir ama yapacak da başka şeyi yoktur halkın.

Çünkü kendi isteğiyle iradesini bir lidere ipotek etmiştir.

Lider kimi isterse onu aday gösterir, hangi şehre neyi layık görmüşse o kadarına lütufta bulunur.

Son yirmi yılın seçimlerine bakın.

Elazığ’da Ak Parti lideri kimi aday göstermişse Elazığlılar o adaylara fazlasıyla teveccüh etmiş ama Ak Partiye en az oy veren iller kadar karşılığını alamamıştır.

Siyasetin son 20 Yılı bu ülke genelinde de Elazığ’da da hep böyle olmuştu.

Böyle olmuş diyorum, zira Ak Parti tepe yöneticileri tehlikenin farkına vardılar ve tabana dayalı siyasete önem vermeye başladıklarının sinyallerini verdiler.

Neden, çünkü milletin uyandığının farkına vardılar.

Artık eskisi gibi tepeden tabana hükmetmenin kan kaybettiğini ve tabandan yukarıya doğru veryansınların başladığını gördüler.

Eskiden sıradan bir İlçe kongresine bile liderin talimatı üzerine tek liste ile gidilirken artık talimatların dikkate alınmayarak demokratik teamüller gereği listelerin yarıştığını geç de olsa gördüler.

Her şey bir tarafa eskiden aday gösterilmeyenlerin kaderlerine rıza gösterdiklerine şahadet ederlerken artık aday gösterilmeyenlerin bağımsız aday olarak meydanlara çıktığını ve halkta karşılığının olduğunu gördüler.

Onun için başlarını ellerinin arasına alarak düşündüler ve doğruyu buldular: küskünleri barıştırıp, gidenleri yeniden yuvaya döndürmenin adımlarını attılar.

Bu bağlamda Türkiye genelinde olduğu gibi Elazığ’da da yuvaya dönme girişimleri başlatıldı.

Sanırım yuvaya ilk dönecek olan 31 Mart seçimlerinde Ak Partiden aday gösterilmediği için bağımsız olarak Belediye Başkanı seçilen Keban Belediye Başkanı Sayın Fethiye Atlı olacak.

Hani mümkün değil diyebilirsiniz, teşkilatlardan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı aynı zamanda ilimiz milletvekillerinden Sayın Metin Bulut’un bir beyanında Sayın Atlı’ya hitaben; “Cumhurbaşkanlığı makamından bir teklif gelirse ben gelirim” demek bir kibirli bakış açısıdır” sözlerini hatırlayarak imkansız da diyebilirsiniz ama sadece dediklerinizle kalırsınız.

Zira Ak Parti Genel Merkezine yakın kaynaklardan aldığımız bilgilere göre; yaklaşık 10 gün içerisinde toplu bir törenle Keban’ın bağımsız Belediye Başkanı Sayın Fethiye Atlı’nın yakasına Ak Parti rozeti bizzat Cumhurbaşkanı tarafından yeniden takılacak.

Siyaseten doğru veya yanlış; onun tartışmasına girmiyorum ama şunu çok iyi biliyorum ki Ak Parti Lideri Sayın Recep Tayyip Erdoğan partisinin rozetini o yakaya monte edecek.

Peki iddiamız doğru olur da o rozet o yakaya takılırsa Sayın Erdoğan’ın bu davranışından kim hangi mesajı almış olacak?

Sıralayalım…

İddialara ışığında Sayın Fethiye Atlı’ya teklifi getiren Mehmet Özhaseki olduğuna göre; Ortalıkta Yerel Yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısının yardımcısı olarak arz-ı endam eden Mücahit Yanılmaz’a; “5 Yıl o şehirde Belediye Başkanlığı yaptın, halkta karşılığın olmadığı gibi Fethiye Atlı’nın da başarılarını görmezden gelerek bizleri bilgilendirmedin. Dolayısıyla artık sen de Yerel Yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısının yardımcısı olmanın önemli bir mevki ve makam olmadığını anla ve millete hala görevinle ilgili hava atma. Önemli bir görev olmuş olsaydı ilindeki birine rozet takma teklifini senin aracılığınla yapardık. Sayın Haseki’ye gerek kalmazdı.

Teşkilatlardan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın Metin Bulut’a; “Teşkilatlardan sorumlu olarak yıllarca görevlendirildin ama kendi ilindeki bir ilçede olacak olanları göremedin ve bir Belediyeyi kaybetmemize ayna tuttun. Yetmemiş gibi haklı serzenişlerde bulunan bir Kadın Belediye Başkanını kibirle suçladın. O gönül kırgınlığını tamir etmek yine bize düştü.

Ak Parti İl Başkanı Sayın Ramazan Gürgöze’ye; “Tamam, İlçe Belediye Başkanlarının tespitinde Milletvekillerinin etkisi büyük ama Keban’daki Bizans oyunlarını ve ahbap çavuş ilişkilerini görmezden gelemezdin. Keşke bazı gelişmelerden bizleri haberdar etseydin de o şehirde bir İlçe Belediyesini kaybetmeseydik.

Milletvekillerinin tümü ise bence şu mesajı okumalı:

Sizlere güvenerek şehrinizin röntgenini çekin ve ona göre adaylarımızı tespit edelim dediğim halde kendi kafanıza göre tasarruflarda bulundunuz ve ahbap çavuş ilişkilerinize bir İlçeyi kurban ettiniz. Gönül isterdi ki Fethiye Atlı’nın gönlünü siz alaydınız ama onu bile akledip beceremediniz ve gönül kırmaya devam ettiniz. Sanırım kendi şehrinizden bir siyasetçiyi yeniden yuvasına dönmesi için Sayın Mehmet Haseki’yi aracı etmem birazcık da olsa aklınızı başınıza getirir. Gönlünü kırdığınız bir Belediye Başkanını ben size alkışlatmasını bilirim. Sayın Fethiye Atlı, demek ki; “Cumhurbaşkanlığı makamından bir teklif gelirse ben gelirim” demekte haklıymış.

Evet, Ak Partide farklı bir kıpırdama var ve bu kıpırdamalar küskünlükleri bitirip yuvaya dönüşleri sağlamaya yönelik.

Ne kadar başarılı olurlar bilmiyoruz ama her geçen gün kopuşların olduğu Ak Partide yuvaya dönüşler fayda sağlamaya yetmese bile gönül alma ve vefa gösterme açısından önemli bir siyasi refleks.

Hülasa, önümüzdeki günler çok şeylere gebe…

Bu gebelikten ne doğacak bilmiyoruz ama Keban İlçesi bağımsızlıktan çıkıp yeniden Ak Partili olacak gibi.



Bu yazı 32088 defa okunmuştur.

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI