Reklam
Bugun...
ADAMA SORMAZLAR MI ŞİMDİYE KADAR NEREDEYDİNİZ DİYE


M.NAFİZ KOCA ŞEHRENGİZ
 
 

facebook-paylas
Tarih: 14-12-2017 21:52
2004 – 2005 yıllarıydı…
 
Ak Parti’nin devlete hükümet ettiği ilk dönemiydi.
 
Rüzgarı arkasına alarak girdiği seçimden büyük bir başarıyla çıkmanın verdiği özgüvenle ülkenin kalkınması adına atılım üzerine atılımlar yapıyor deklare ettiği projelerle dünya ülkelerinin dikkatini çekiyordu.
 
Salt dikkat çekmekle de kalmıyor, kendini dünya devi sanan birçok ülkenin de korkulu rüyası olmayı başarıyordu.
 
Çünkü projeleri arasında devasa yatırımlar ve bu yatırımların arasında o güne kadar hiç kimsenin aklına hayaline bile gelmemiş olan Nükleer Enerji Santralleri vardı.
 
Devlet de hükümet de bu santrallerin kurulmasında kararlıydı.
 
Bu santrallerin kurulması için üç ayrı lokasyon öngörülmüştü:
 
Mersin Akkuyu, Sinop ve İstanbul civarlarında bulunan İğneada…
 
Okurlarımız hatırlarlar:
 
Yeni Ufuk Gazetesi olarak günlerce yayın yaptık ve bu santrallerden birinin Elazığ’a kurulması için de haftalarca gündemde tuttuk. 
 
Zira bu santraller için en uygun coğrafya Elazığ’dı…
 
Nedenlerini de yazmıştık…
 
Güvenlik açısından en uygun yerdi, çünkü düşman çizmesinin girmediği topraklara sahipti.
 
Suyun bol olduğu coğrafya açısından ele alınacak olsa, 3 tarafı sularla çevrili olan tek ildi.
 
Devletçi bir yapıya sahipti, yatırımlara susamıştı.
 
O güne kadar 36 tane büyük ölçekli kamu teşekkülü özelleşme adına kapatılmış, Çimento Fabrikası elden çıkarılmak üzere, ferrokrom gibi devasa bir işletmesi de gitti gidecek konumunda bir kentti.
 
O santral buraya kurulacak olsaydı emin olun ki her şey çok daha farklı gelişecek Elazığ dünya kentleri arasında yerini alacaktı.
 
Bu bir ütopya değildi…
 
Zira bu santral bu şehre kurulacak olsaydı alt yapı çalışmaları bile bu kenti bay etmeye yetecekti.
 
Malzeme, araç ve gereçler yurtdışından gemilerle geleceği için liman kent Mersin ve Elazığ arasında yapılacak olan çok özel ve daha geniş nato yollarıyla şehir olarak ta o zamandan tanışmış olacaktık.
 
Devasa yatırımın bu kente inşa edilmeye başlanmasıyla özellikle inşaat sektöründe olağanüstü bir hareketlilik yaşanacak, ihtiyaç duyulan işgücünden dolayı müthiş bir istidam sağlanacak Elazığ belki de ülkede işsizlik problemi olmayan yegane kent olacaktı.
 
Nükleer Enerji Santrallerinin bulunduğu bölgede halkın tümü belirli periyotlarla sağlık taramasından geçirilmek zorunda olduğu için 7’den 70’e herkes devletin sağlık hizmetlerinden VIP konforunda istifade edecekti.
 
Bu yatırım sayesinde ikinci bir üniversitenin kurulması zorunlu olacak, mevcut üniversitede çeşitli fakülteler açılarak, teknik bilimlerin kalitesi artacak Elazığ yabancı ve başarılı öğrencilerin teveccühüyle farklı kültürlere ve farklı medeniyetlere ev sahipliği yapacaktı.
 
Her şey bir tarafa Nükleer Enerji Santrallerinin kurulu olduğu yerlerdeki gelişmeler dünya devletleri tarafından sürekli uydudan izlenip takip edildiği için de Elazığ önemli bir dünya kenti olacaktı.
 
Dünyaca ünlü Bilim Adamlarının sürekli gelip gideceği bir kentin yaşam standartlarını ve o kentin insan profilini varın siz düşünün.
 
Bütün bunlar bir hayal, bir ütopya değildi dostlar… Güzel olan her şeyi hak eden bir kentin hakkıydı ama olmadı.
 
Çünkü şehrin üzerindeki o gizli mendebur el oluşturduğu toplumsal algıyla bunu da engelledi.
 
O günlerde bu yayın ve düşüncelerimizden dolayı bir taşlanmadığımız kalmıştı.
 
Hakaret eden mi dersiniz, sin-kaflı küfürlerle bizleri kınayanları mı dersiniz; hepsini gördük.
 
Kimileri deprem bölgesi olduğumuzdan dem vurarak ahkam kesmeyin dedi, kimileri de Çernobil’in hala etkileri devam ederken kime hizmet ediyorsunuz diyerek haddimizi bilmediğimize dikkat çekti.
 
Ve biz; ne, “deprem bölgesindeyiz” diyenlere; depremle yatıp kalkan Japonya’da 53’ncü Nükleer Enerji Santralinin yapımının devam ettiğini anlatabildik, ne de Çernobil saplantısıyla ukalalık yapanlara meramımızı anlatabildik.
 
Şehrin geldiği nokta ortada: işsizlik diz boyu, yatırım derseniz hak getire.
 
Kara para dedikoduları ayyuka çıkmış, uyuşturucu ticaretinde şehrin adeta koridor görevi yaptığı narkotik şube ekiplerinin bir yılda yakaladığı tonlarca maddeden anlaşılmakta.
 
Yokluk başını almış gidiyor, caddelerde dilencilerden, ışıklarda cam silen, mendil satan sabilerden geçilmiyor.
 
Anlayacağınız şehir her zamanki gibi makus talihine yenik…
 
*
Bu talihsizlik nereye kadar bu aziz kenti etkisi altında tutacak bilmiyorum ama şimdilerde yeni bir fırsat kapımızda.  
 
Biliyorsunuz Vali; Sayın Çetin Oktay Kaldırım’ın girişim ve çabalarıyla kısa süre önce bazı yabancı işadamları yatırım yapmak üzere Elazığ’a gelip bir dizi araştırma ve incelemelerde bulunduktan sonra yatırım yapmaya karar verdiler.
 
Bu kararlarını icra etmek için de kamuya ait bazı arsaları değerlendirip yatırımlarını Malatya yolu üzerindeki Fırat Üniversitesine ait olan arazi üzerinde gerçekleştireceklerini netleştirdiler.
 
Netleşen bu kararın akabinde Dubaili iş adamları önceki gün Sayın Vali’nin refakatinde şehrin dinamikleriyle bir araya gelerek yatırımlarını detaylı bir sunumla brife edip tanıttılar.
 
Tercüman aracılığıyla yapılan sunumu iş dünyasının önemli aktörleri, bazı SİAD ve Odaların temsilcileri, Ticaret Borsası Başkanı, Elazığ Belediye Başkanı, Defterdar, görsel ve yazılı basın temsilcileri ve Ak Parti İl Başkanıyla birlikte Rektör Yardımcısı izledi.
 
Yaklaşık 2 bin dönümün üzerinde kurulacak bir yaşam alanı. Üniversite, sağlık, eğitim ve eğlence merkezlerinin yanı sıra golf sahaları ve yüksek standartlarda sosyal donatılar…
 
Bunların haricinde bir de Hazar Gölü ve çevresinde yapılacak konaklama, turizm ve alternatif tıp içerikli sağlık merkezleri yatırımlarının detaylarından bazılarıydı.
 
Sunumun ardından yapılan değerlendirmede katılımcıların tümü ilgili yatırım ve yatırımın yapılacağı yer konusunda hemfikir olduklarını belirtirken sadece rektör yardımcısı basının karşısında fikir serdetmeyeceğini belirterek iyi temennilerde bulundu.
 
Toplantıda ben de şahsi düşüncemi belirttim ve bu yatırımla Elazığ’ın eski hüviyetine kavuşacağını söyledim.
 
Hala aynı kanıdayım. Rektör yardımcısının ilgili arsanın çok değerli olması hasebiyle tereddütleri olabilir ama bu arsalar kamuya ait olduğu için de devlet, değeri mukabilince bir birim fiyatı belirleyecektir.
 
Dolayısıyla üniversite yöneticilerinin ve bu yöneticilerin oluşturduğu algıya kapılarak bu yatırıma engel olmaya çalışanların 12 yıl önce Nükleer Enerji Santraline karşı çıkanlarla hiçbir farkları yoktur.
 
Kaldı ki o arsaların çok kıymetli olduğunu inkar eden de yok. Ancak değeri büyük olan yerlere yapılacak yatırımlar da en az o arsalar kadar katma değer kazandıracaktır bu şehre.
 
Dolayısıyla lokasyon itibariyle düşünecek olursak burada yapılması düşünülen bu yatırımlar sadece Elazığ’a da hizmet etmeyecek, çeşitli ihtiyaçlarını karşılamak üzere Elazığ üzerinden Malatya’ya gidecek olan; Bingöl, Tunceli, Muş ve Diyarbakırlılara da hitap edecektir.
 
Daha ötesi bölgede benzeri olmayan bu yatırımlardan istifade etmek için Malatya ve Adıyaman gibi yakın komşularımız da bu kentin ekonomisine hareketlilik kazandıracaktır.
 
Onun için hiç kimsenin tereddüt edip tedirgin olmasına gerek yoktur. 
 
Üniversite yönetimi zevahiri kurtarma adına; “ben şehrin değerli arazilerini vermem” diyebilme hakkına sahip olabilir belki ama yıllarca o arazileri atıl bir şekilde bekleterek değerlendirmeyip devasa bir yatırım söz konusu olduktan sonra da ortaya çıkıp yatırımı engelleme adına rol kesme hakkına asla sahip değildir.
 
Dün akşam okuduğumuz bir habere göre Rektörlük defterdarlığa verdiği bir yazıyla ilgili arsayı vermeyeceklerini bildirmiş.
 
Güler misin ağlar mısın?
 
Şehrin Valisi, Belediye Başkanı, İş Dünyası,  SİAD’ları, Odaları, ekonomik teşekkülleri, basın ve medyası olur diyor, bir kan ışınlama cihazını bile bünyesine kazandıramayarak onkoloji hastalarını 7 tane aferez, 1 tane ışınlama (Fırat Üniversitesi'nde 1 tane Aferez cihazı var, ışınlama cihazı yok) cihazı bulunan Malatya’ya mahkum eden Fırat Üniversitesinin güzide yöneticileri olmaz diyor… 
 
Yorum kamuoyunun…


Bu yazı 918 defa okunmuştur.

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI